1984 – George Orwell

Benim uzun zamandır okumak istediğim bir eserdi. Pandemi döneminde yaptığım okuma listesinin başındaydı. Böyle bir zamana, pandemiyi, dünyayı ve küresel iletişim olanaklarını değerlendirdiğim bir döneme rast gelmesini kesinlikle bir işaret diye yorumladım. Daha çok okumak, daha çok düşünmek, daha çok kelime üretmek için okumak şart. Maksat yaşamaksa, yaşadığımız anların içini doldurmak şart…

Kitap distopik bir dünyadan bahsediyor. Ancak okurken distopya ile gerçek arasında gidip geliyorsunuz. Çünkü bazen anlattıklarının hiç de o kadar uzak olmadığını, hemen yanı başımızda olup bitenlerden ne farkı olduğunu sorgulamanıza neden oluyor.  Yazarın bize ayrıntılarıyla kurduğu bu dünya kendi içinde şüpheleri siliyor.

İşte o an can yakan kısmı başlıyor. Kitabın ikinci bölümü biraz daha kasvetli, özellikle iyimser ruhlara şiddetli bir ışık tutuyor. Bence eski kitapçının üstündeki oda ve kitapçı, hem okura hem yazara, küçük ironik bir gönderme. Bir parça romantizm ve sonrası… Hem okumak hem de bir an evvel kurtulmak istediği bir dünyanın içinde buluyor okur kendini.

Nurhan ALEÇAKIR

Bültene Kayıt Olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.