EN UZUN YOLLAR TEK ADIMLA BAŞLAR – Bilge Uzun

“Neden buradasınız?” diye soruyor ilkin. “Yapılacak onca işin arasında, okunacak başka bir sürü kitap arasında neden bu kitabı seçmiş olabilirsiniz?” Aklım Pozitif Aile Terapisi eğitiminde renkli saçları, özgün, özgür, renkli kıyafet seçimleri, kusursuz ingilizcesi ve iletişime açıklığı ile Dr. Kopytin’in çevirmenliğini yapan o genç kadına gidiyor, Bilge Uzun’a. O gün orada, eğitimciden, diğer katılımcılardan ve hatta kendimden odağımın nasıl kayıp ona gittiğini anımsıyorum. “Sizi çeken bir şey var. Siz önce bu karşılaşma anını not edin.” diyor. “İşte!” diyorum, “Aynı şey beni buraya getiren.” Onunla sadece sohbet etmek için bir araya gelmesem de, bir eğitimine katılımcı olmasam da, tanıyorum sanki onu.

Oturup onu dinlemek ister gibi başlıyorum okumaya. Acının içinden geçip mutluluğa vardığı, bir çocuk merakını yetişkince sorumluluk alarak giderdiği yaşam örnekleri bana kendi öykümden parçalar anımsatıyor. İnsanın hissediyor ve bunun farkında olarak yaşayabiliyor olması büyük güç.

Kitapta anlatılan hikaye benim hikayemmiş gibi kendimi buluyorum yer yer, artık onu dinlemekten çok kendimi dinlemeye başladığımı fark ediyorum. Ara sıra verilen pratiklerde “Ne güzel yönergeler, net ve işlevsel!” diye sesleniyor eğitmen yanım. “Bir kaynak değeri taşıyor.” diye düşünüyorum. Sonra bir anda bittiğini fark ediyorum. “Tek bir adımla başladığım bu yol ne çabuk bitti” diye düşünüyorum. Onu dinlemek isteğimin içimde bir anda kendimi dinleme isteğime dönüştüğünü fark ediyorum. Kalbimde yeşeren şefkati alıp önce onun kalbine bırakıyorum. Bir bakıyorum ki bıraktığım o şefkat yeniden yeşermiş. “İşte!” diyorum “Karşılaşmak ve tanışmak böyle bir şey”. Ona yönelen ilgime bakıyor, paylaştıkları için teşekkür ediyor, “Yine görüşelim olur mu? ” diyorum. “Tamam.” diyor. 

Selma TEKİN

Bültene Kayıt Olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.