KİBRİT ÇÖPLERİ – Murathan Mungan

Murathan Mungan, bu kitabında hayatın panoramik bir fotoğrafını çekiyor ve bu fotoğrafın her bir pikseline hayat parçalarını küçük bir anı olarak sığdırıyor. Yarım sayfalık öykülere, hayatın öz benliğini gergef gibi işliyor. Yazar; karanlık bir günün ortasına kurduğu kibrit kutusu büyüklüğündeki köprüyü, yine kibrit çöpü uzunluğundaki öyküleri yakarak aydınlatıyor. Öyküler iğne deliği kadar küçük, iğne ucu kadar keskin…

Her öyküsü, kült bir imge niteliği taşıyan kitapta iki kısa diyalogla da hayatın çekirdeğini kırmaya çalışıyor. Yazar; bazen karşınıza bir tabure çekip içini döküyor, bazen de deneme türünde eşsiz Mungan külliyatından aforizmalarla başınızı döndürüyor.

Beni etkileyen Sinema ve Aşk hikayesindeki bir paragrafında; hiçbir alfabede gerçek karşılığı olmayan aşkı, sinema ile özdeşlik kurarak anlatıyor.  ‘’Sinema neden aşk haline gelir biliyor musun? ’’ dedi adam, ‘’ Çünkü o da tıpkı aşk gibi, insan gözünün bir aldanışı üzerine kurulmuştur. Hayal olduğunu bildiğin perdeye inanırsın bütün kalbinle… İnsan öncelikle bir aldanışa âşık olur, sonra o aldanıştan bir hakikat yapmaya çalışır hayatına… Bazı filmler çabuk biter. ” Gerçekten öyle, ilişkinin içinde mutluluğun evine ulaşmaya çalışırken yürüdüğümüz yolda karşımıza çıkan, can sıkan gerçekleri göz ardı ettiğimiz de kalbimizin yolunu şaşırırız.

Murathan Mungan, kitabın ilk sayfasından okuru; mutluluğun sonsuz, mutsuzluğun da dipsiz olduğu kendi kaldırımlarına çekiyor ve bizi o kaldırımda yürütüyor. Her kaldırım taşına küçük bir anmalık bırakıyor. Yürüdükçe o kaldırımın sonunda sizi bir şairle tanıştırıyor aslında…

Jorge Luis Borges…

‘’Eğer, yeniden başlayabilseydim yaşamaya, 

İkincisinde, daha çok hata yapardım. 

Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım. 

Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar, 

Çok az şeyi 

Ciddiyetle yapardım. 

Temizlik sorun bile olmazdı asla. 

Daha çok riske girerdim. 

Seyahat ederdim daha fazla. 

Daha çok güneş doğuşu izler, 

Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim. 

Görmediğim birçok yere giderdim. 

Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye. 

Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine. 

Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben. 

Yeniden başlayabilseydim eğer, yalnız mutlu anlarım olurdu. 

Farkında mısınız bilmem. Yaşam budur zaten. 

Anlar, sadece anlar.’’

Ufuk Zafer Ada


Kitap İçin TIKLAYINIZ

Bültene Kayıt Olun

One thought on “Kibrit Çöpleri

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.