DİKKAT! BU KÜTÜPHANEDE EJDERHA VAR! –  Caryl Hart & Ed Eaves-Pearson

      Kütüphanede kitap seçimi yaparken ”DİKKAT! BU KÜTÜPHANEDE EJDERHA VAR !”ı aldım elime incelerken oğlum,” bu kitabı da almalıyız anne” dedi, kapak resmi heyecan uyandıran cinstendi; kostüm, kılıç, dahası hem sevimli hem ürkütücü gülen ejderha üstünde iki neşeli dost şövalye… Eve dönüp, kitapları önümüze dizdiğimizde yine ilk tercihi olmuştu. Kitap adeta bizi kapak resmiyle almıştı içine, başladık okumaya  daha ilk sayfalarda bulduk kendimizi ”Aaa onlarda bizim yaşadığımız durumları,olayları yaşıyorlar” dediğimiz kendi anılarımızı konuştuğumuz, Baybars ve annesinin çözümü ile kendi çözümlerimizi mukayese edebildiğimizi gördük.

-”Bir daha bir daha oku anne lütfen!!! ”nidaları ile defalarca okuduğumuz macera dolu bir kitap.

   Çocuklarımızla, evden çıkmaya çalışırken en olmadık istekler de bulunurlar; kitapta geçen şu cümle gibi: ”Ben tabii ki bisikletle gitmek istedim ama annemin kitapları çok ağırdı, bu yüzden arabayla gitmek zorunda kaldık.”

 Benzer durumları yaşamayan yoktur. Aynı durumu yeniden yaşamaya başladığımızda hatırlıyor musun Baybars kütüphaneye nasıl gitmişti? diye küçük bir hatırlatma hemencecik gerginliğimizi alır.

    Çocuklarımızla sosyal alana gittiğimizde isteriz ki; hemen arkadaş bulsun, girişken olsun, oyun kursun, duramaz ittiririz hadi konuş adını söyle gibi uyarlar yaparız, işte tam burada, kitap çocuğu ve bizlere nasıl diyalog kurması konusunda yol açıyor. Kahramanımız Baybars ödevini araştırırken seçtiği kitabı başka bir şövalye alınca, daha önce tanımadığı birisi ile ortak nokta olan kitap üstünden dostluk kuruluyor. Oynuyorlar oynuyorlar ve tanışmadıklarını hatırlıyorlar, aslında oynamak için illa ki birinin ismini bilmeye gerek yok. Einstein dediği gibi; ”Oynamak, araştırmanın en gelişmiş formudur.” Oynarken arkadaşını tanırsın, yaşayarak öğrenirsin ve en önemlisi kendini keşfedersin.

         Sevgi dilini, sevecen bir bakışın, sandviçini paylaşmanın, aynı hayaller içindeki; kocaman ayının, mor canavarın, on kollu varlıklarının nasıl üstesinden gelip birbirini cesaretlendirerek, nefis dostluklar kurdurmanın anahtarı olduğunu apaçık aktarıyor.

     Korkuyu, sevinci, mutluluğu, dostluğu gösteriyor.

 Çocuklardan beklentimiz çoktur fikirlerini söylesinler isteriz, fikirlerini söylediklerinde yargılarız, yargılamasak da hissettiririz.

 Baybars ve diğer kahramanlar, Ejderhayı ararken buluyorlar ve aralarında geçen diyaloglar beni benden alıyor:

”Büyük şövalyeler hemen kılıçlarını çektiler…”

Mor canavar.”Durun!!!” ”Bu ejderhalar çok arkadaş canlısıdır.”

”Benim bir fikrim var !” dedim. ”Onlarla savaşmak yerine neden resimlerini yapmıyoruz?”

   Annesi kütüphanedeki işleri halledene kadar, Baybars büyük işler başarıyor. Oğluma ilham oluyor alıyor boyalarını ve koskocaman kağıdına başlıyor kendi ejderha macerasını resmetmeye…

 Baybars’ın ödev hakkındaki bakış açısını değiştiren yine kendi hayal gücüdür. Akranıyla arasında geçen diyaloglarda uyum gözlemliyorum arkadaşının fikirlerine, Baybars’ın başlattığı ve küçük şövalyenin beyin fırtınasıyla katılımıysa eşsiz bir maceraya çıkartıyor.

   Çocuğun empati yapabilmesine rehber olan yaşantılar, kitapla bağlanmasını sağlar.

 3-8 yaş aralığı ile sınırlamak istemediğim, macera sever tüm dostlarımıza, hayal güçlerini kullanmanın ne kadar zevkli olduğunu anlatan başka maceralarda görüşmek üzere…

Kucak dolusu sevgiler…

Hayriye DEMİRKOPARAN


Kitap İçin TIKLAYINIZ

Bültene Kayıt Olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.