BUGÜN KALAN HAYATIMIN İLK GÜNÜ Maud Ankaoua

Geçmişin gölgesinden geleceğin endişesinden kurtulup hafızanızı gülümseyerek kaybetmek ister misiniz?  

  Yeni yaşımda değerli bir dostum tarafından hediye edilen, yeni bir hayatın tohumlarını filizlendirecek bu kitap su gibi besleyici, su gibi akıcı… Kitap; ana karakterin sevdiği bir dostunun hayati bir hastalığına çare bulmak amacıyla çıktığı yolculukla başlıyor. Bu yolculuğa, bu kitabı okumuş her okuru da peşinden sürüklüyor. Kalbin özüne, mutluluğun evine yol alan uzun bir yolculuk…

   Kitap şaşmaz bir teraziyle, ruhunuzun gri bölgelerini, kalbinizin rengine boyuyor. Mantık ve kalp çekişmesinde nabzınızın ritimlerini düşürüp kendinizi sakin bir şekilde dinleyip egonun etkisini yitirdiği güvenli bir alana sürüklüyor. Egoyu, zihnimizdeki yaramaz bir çocuğa benzeten yazar bunu şöyle tasvir ediyor; ‘’ Çocuk korkuyla yaşar, bağımlıdır. Anne-babasının gözetimine ihtiyacı vardır. Onunla ilgilenilmediğinde terk edilmiş hisseder. Kendini sevmeyi bilmediğinden başkalarının sevgisine ihtiyacı vardır. Hep başkalarını suçlar ve gururu sürekli olarak öfkesini besler.’’ Elbette öyle egolarımız gurur ve öfkeyle kalın ve uzun duvarların arasında ruhumuzu hapsediyor. Oysa duvarlarda ayna var fakat mumlarda ışık yok.  Maud Ankaoua ateş kadar etkili, hayat kadar gerçekçi cümleleriyle mumları yakıyor ve kalbinizde ki çocuğun ellerine bir uçurtma veriyor. Uçurtmanın süzüldüğü bulutlarda şunlar yazıyor;  ‘’Yolun keyfini çıkar, sonucu düşünme. Mutluluk bir tutumdur, daha sonra olacaklara veya herhangi bir dış etkene bağlı değildir. Mutluluk şimdi ve buradadır.’’

   Dümdüz bir bozkırın ortasında bıçak gibi göğe akan Erciyes’te dağların heybetinin karşısında insanların ne kadar küçük olduğunu düşünüyordum. Sonra şu soruyu sordum kendime; ‘’İnsanlardan uzaklaşacak sebepleri ben mi buluyorum yoksa insanlar mı bu sebepleri bana sunuyor?’’ Bu sorunun  cevabını kitapta buldum. ‘’Diğerleriyle aramızda fark olarak gördüğümüz şeyler aslında benzerliklerimiz ve kendi karanlık bölgelerimizdir. Düşüncelerim ve davranışlarım, karşımdaki kişide doğrudan bir yankı bulur ve o da bana aynısını yansıtır. Diğer insanlarla ilişkilerimizde yaşadığımız acılar kendi çözümlenmemiş sorunlarımızdan kaynaklanıyor. Diğeri bizim bir yansımamız.’’

   Başucu kitabı değil başucu psikoloğu niteliğinde bu eser; kendimizi dinleyerek ve derinden tanıyarak gerçekten ne istediğimizi ve ne ile mutlu olacağımızı gösteren bir yönerge sunuyor. Bu çok önemli, çünkü ne istediğimizi bilmediğimizde,  kafdağının arkasındayken istediğiniz şey cennet gibi. Avucunuzun içindeyken kafdağı cennet bile sıradan. 

   Bu kitapta kendinizi iyi hissettirecek her şey var. Okuyun ve iyi hissedin. İyi hissettiğiniz zamanları uzattıkça hayatın, değerli anlamı da uzuyor. Mart ayı olması sebebiyle amcamın 2016 yılının Mart ayında vefat etmesi kendimi biraz kötü hissettirdi. Fakat Semender şiirindeki dizelerini bana yazdığını hissedip yine mutlu olmaya çalıştım.

Belli ki bu günler Ankara’dasın. Kızılay’da lirik şiirler dağıtıyorsun

Ütopyasız insanlara… Belki de Ankara kalesinde

Gökyüzünü iliştiriyorsun yakana… Açılıp kapanan gökyüzünü

Yüzünde vurulmuş kuşların hüznü  

Ahmet Ada

Ufuk Zafer ADA


Kitap İçin TIKLAYINIZ

Bültene Kayıt Olun

2 thoughts on “Bugün Kalan Hayatımın İlk Günü

  1. Sevgili Ufuk Zafer Ada,
    Değerli yorumlarından dolayı teşekkür ediyorum. İlk fırsatta kitabı okuyacağım öyle görünüyor ki kütüphanemin en değerli üyesi olacak…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.