MİRYALI SARP SAKİN’E GÖRE DÜNYA Ayşe Güren

Matematik öğretmeni Oktay Sakin ile muhasebeci Beyhan Sakin’in, Mirya adlı bir gezegenden geldiğine inanan oğlu Sarp ve arkadaşlarının yaşadıklarını anlatan kitap, çocuklar ve çocukluğuna uzak kalmayanlar için harika bir kitap. O güzel sokak oyunlarını, hayal güçlerinin ve arkadaşlığın sıcaklığını anlatan kitap, çocukluğun geniş kollarıyla sarıyor okuru.

  Kendisinin Mirya adlı uzak, küçük ve yavaş bir gezegenin toprağından yapıldığını, hatta diğer yetişkinlerinden farklı olan bazı değişik yaşlardaki Miryalıların da aramızda olduğunu anlatıyor. Bu haliyle yaratıcılığını ve özgünlüğünü kaybetmemiş yetişkinlerin çocuk dünyasıyla ilişkisini de açıklamış oluyor.

    Çocukken oynanan oyunlar, zamanın hiç geçmesiniz istemediğiniz anlar yaratır ya işte böyle hiç bitmesini istemiyorsunuz kitabı okurken. Arkadaşları ile birlikte kurdukları dünyayı, kardeşleri  ile ilişkilerini anlatıyor. Okulda sözlüye kalkmanın telaşı, hiç anlaşılmayan yabancı dil dersleri, anne babaların sürekli bir şeyle meşgul olması ve tabi ki gezegenleri Mirya pek çok vakitlerini alıyor çocukların. Kendi hayalleri için çırpınırcasına uğraşmaları çocukluğun ne kadar güzel ve doyumsuz olduğunu hatırlatıyor.

   “Bir Miryalı günde en az 40 dakika hiçbir şey yapmadan göğe bakmalıdır.” derken  büyüdükçe artan sorumluluklarımızdan kendimizi nasıl ihmal ettiğimizi hatırlatır adeta. ”Tembel değildik, yavaştık! Zamanı dünyalılar gibi sıkıştırıp durmuyor, onunla yarışmıyor, onu rahat bırakıyorduk. Her şeyi yavaş yavaş yapınca mutlu oluyorduk.” diyor Sarp Sakin. Bu anlatımıyla bugün kendimizi ve hayatımızı düşünmemizi sağlarken. “Bende çocukken Miryalıydım” dedirtiyor okura.

 Okurken en çok evden kaçarak oyun alanına gitmeleri ve Pazar muhabbeti etkiledi beni. Sanki o uzun pazarları ben şuan yetişkin olarak yaşarken kendi çocuğumda böyle mi düşünüyor dedim içimden. Hele o aşkını itiraf edemeyişi öyle hoşuma gitti ki… Çocuk kalbinin temizliği ve o dünyayı, çocuklar gibi yetişkinlerin de tanıması dileği, bütün içtenliğiyle sardı beni.

Nurhan ALEÇAKIR


Kitap İçin TIKLAYINIZ

Bültene Kayıt Olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.